15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü ile hain darbe girişiminin 10. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen “Teopolitik Bir Darbe ve Sapmanın Anatomisi” başlıklı konferansta konuşan İZÜ İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Hıdır, 15 Temmuz'u din, siyaset ve toplum ekseninde değerlendirdi. Konferansta, 15 Temmuz gecesi ortaya konulan direnişin, din istismarına karşı verilen çok boyutlu bir mücadelenin simgesi olduğu vurgulandı.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü ile hain darbe girişiminin 10. yıl dönümü kapsamında İZÜ İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Hıdır’ın konuşmacı olarak katıldığı “Teopolitik Bir Darbe ve Sapmanın Anatomisi” başlıklı konferans gerçekleştirildi. Tarihi Bina Seminer 2 Salonunda düzenlenen programa İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erhan İçener ve Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş ile akademik ve idari personel katıldı.
REKTÖR KÜÇÜK: “GENÇ NESİLLERE 15 TEMMUZ’DAN ÇIKARDIĞIMIZ DERSLERİ AKTARMALIYIZ”
Programın açış konuşmasını yapan İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, 15 Temmuz’un yakın tarihin en karanlık gecelerinden biri olduğunu belirterek, milletin o gece gösterdiği direniş sayesinde büyük bir destan yazıldığını söyledi. FETÖ’nün yıllarca milletin umutlarını, beklentilerini ve dinî duygularını istismar ettiğini ifade eden Küçük, bunun bedelinin hâlâ ödendiğini vurguladı. Genç kuşakların 15 Temmuz’u doğru anlamasının önemine işaret eden Küçük, yaşananlardan çıkarılan derslerin yeni nesillere aktarılması gerektiğini ifade ederek “Kimse sokağa çıkmaz diye bekliyorlardı ama elhamdülillah milletçe bir destan yazdık. Günün sonunda 251 şehit verdik. Göz kırpmadan hayatlarını feda ettiler. Rabbim hepsine rahmet etsin.” dedi.
HIDIR: “15 TEMMUZ, DİN İSTİSMARINA KARŞI VERİLEN ÇOK BOYUTLU BİR MÜCADELEDİR”
İZÜ İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Özcan Hıdır ise 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişiminin püskürtülmesi değil, din istismarına karşı verilen dinî, fikrî, siyasî, sosyolojik, psikolojik ve ahlakî bir mücadele olduğunu ifade etti. FETÖ’yü tarihsel ve dinî arka planı çerçevesinde değerlendiren Hıdır, yapının Batınî ve Haricî özellikler taşıyan sapkın bir kült yapısına dönüştüğünü, dinî meşruiyet üzerinden toplumu ve devlet yapısını dönüştürmeyi hedeflediğini söyledi. Oryantalizm ve teopolitik kavramları üzerinden değerlendirmelerde bulunan Hıdır, “15 Temmuz, bir darbenin püskürtülmesinden öte, din istismarına karşı verilen dinî, fikrî, siyasî, sosyolojik, psikolojik ve ahlakî mücadelenin adıdır.” dedi. Aliya İzzetbegoviç’in “Unutulan soykırımlar tekrarlanır.” sözünü hatırlatan Hıdır, 15 Temmuz’un unutturulmaması ve doğru okunmasının hem Türkiye hem de İslam dünyasının geleceği açısından önem taşıdığını vurguladı.