Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı


07.07.2026


Arap dünyasında Türkçenin kullanımının ve etkisinin artmasına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen “Uluslararası Türkçe Küresel Bir Dildir” konferansı; aralarında Mısır, Fas, Lübnan, Libya ve Suriye'nin de bulunduğu Arap coğrafyasından çok sayıda akademisyenin katılımıyla başladı. Konferansta, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle artan iş birliği çerçevesinde Türkçenin tarihsel uzantısı, güncel varlığı ve üstlendiği stratejik rol ele alınıyor.

Muhammed Harb Vakfının, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) ev sahipliğinde düzenlediği “Uluslararası Türkçe Küresel Bir Dildir” konferansı, AK Parti eski milletvekili Avukat Turan Kıratlı, Tarihçi ve yazar Prof. Dr. Mehmet Maksudoğlu ile Arap dünyası ve Ortadoğu ülkelerinden çok sayıda akademisyenin katılımıyla başladı. Fas, Lübnan, Libya, Mısır, Türkiye, İran  ve Suriye’deki üniversitelerden akademisyenleri bir araya getiren konferansta, iki gün boyunca Türkçenin tarihsel uzantısı, güncel varlığı ve gelecek ufukları değerlendirilecek.

TÜRKÇE, ARAP AKADEMİSİ İÇİN TEMEL BİR DİL
Arap dünyasında Türkçenin kullanımının ve etkisinin giderek artmasına dikkat çekmeyi amaçlayan, bu yönüyle alanında bir ilk olma özelliği taşıyan konferansın açışında, ilk olarak Prof. Dr. Muhammed Harb’in Türkçeye ilişkin görüşlerine yer verildi. 60 yılı aşkın süredir yürüttüğü çalışmalarla Türkçenin Arap dünyasında tanınmasına ve kullanımının yaygınlaşmasına katkı sunan Prof. Dr. Harb’in Türkçenin bölgedeki önemine dair değerlendirmeleri katılımcılarla paylaşıldı. Sunumda, Prof. Dr. Harb’in Türkçeyi Araplar için bir yabancı dil olarak görmediği, Arap akademisyenlerinin derinlikli ilmî çalışmalar yapabilmeleri için Türkçe bilmelerinin gerekli olduğuna dair düşüncelerine dikkat çekildi.

İÇENER: “TÜRKÇENİN GÜCÜ, TÜRKİYE’NİN ETKİSİYLE BİRLİKTE ARTIYOR”
İZÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan İçener de açış konuşmasında, İlim Yayma Vakfı ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinin; vatana, millete, millî değerlere, Türkiye’ye, Türkçeye ve İslam âlemine hayırlı nesiller yetiştirmek amacıyla kurulduğunu hatırlattı. Bu yıl İZÜ’de 79 ülkeden 1247 uluslararası öğrencinin eğitim gördüğünü belirten İçener, üniversitenin dünyaya, insanlığa ve İslam dünyasına hizmet edecek bireyler yetiştirmeyi hedeflediğini ifade etti. Dilin bir milletin kültürünü ve kimliğini taşıyan en temel değerlerden biri olduğuna dikkat çeken İçener, Türkiye ile Arap dünyası arasındaki karşılıklı dil öğreniminin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’de Arapça bilinmemesi nasıl utanç kaynağıysa Arap dünyasının Türkçeye yabancılığı da aynı şekilde utanç kaynağıdır. Birbirimizi tanıdıkça ne kadar ortak noktamız olduğunu daha yakından görürüz.” dedi. İçener, Türkiye’nin uluslararası alandaki etkisi arttıkça Türkçenin de daha geniş bir coğrafyada ilgi gördüğünü belirterek, dili sevmenin ve sahiplenmenin herhangi bir ideolojinin sınırlarına hapsedilemeyeceğini, toplumların birbirini daha iyi tanıyabilmesi için bu tür ilmî çalışmaların çoğalması gerektiğini ifade etti.

SUPHİ: “DEDELERİMİZİN YAPTIĞI TARİHİ DOĞRU OKUMALIYIZ”
Son 50 yılda Türkçenin ve Türkçe kaynakların Arap dünyasında tanınmasında Prof. Dr. Muhammed Harb’in çalışmalarının önemli payı bulunduğunu hatırlatan Dünya Düşünce ve Kültür Forumu Başkanı Dr. Mona Subhi ise Arap dünyasının Türk medeniyetini Prof. Harb’in açtığı perspektifle yeniden okumaya başladığına işaret etti. Türkçenin yaklaşık 9 bin yıllık geçmişe sahip olduğunu ve bugün dünyanın en çok konuşulan dilleri arasında yer aldığını belirten Subhi, Türkçenin yalnızca bir milletin değil, köklü bir medeniyetin dili olduğunu ifade etti. Arap dünyasında çok sayıda Türkçe eserin bulunduğunu ve Osmanlı Arşivlerinin son derece zengin kaynaklar içerdiğini vurgulayan Subhi, “Dedelerimiz tarihi yaptılar; bizler onların yaptığı tarihi doğru okumalıyız.” dedi.

DİZİLERİN VE TÜRK OKULLARININ TÜRKÇENİN YAYGINLAŞMASINA ETKİSİ DEĞERLENDİRİLDİ
Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen ve Mısırlı akademisyen Prof. Dr. Ahmed Al-Shazli’nin başkanlık ettiği ilk oturumda, Türkçenin tarihsel yayılımı, Türk dizilerinin Arap dünyasında dilin yaygınlaşmasına etkisi, uluslararası Türk okullarının Türk kültürü ve Türkçenin tanınmasına katkısı ile Türkçe, Arapça ve Farsça arasındaki etkileşimin nedenleri ele alındı.

Konferans boyunca, Türkiye’nin Arap dünyasında giderek güçlenen rolü ve etkisi ekseninde Türkçenin kazandığı stratejik konum, güncel sosyal, ekonomik, siyasi ve kültürel gelişmeler ışığında değerlendirilecek. Ayrıca Türkiye’nin başta Mısır ve Suudi Arabistan olmak üzere Arap coğrafyasıyla paylaştığı dinî, tarihî ve kültürel bağların Türkçenin bölgedeki yaygınlaşmasına katkısı ile Türkçenin Arap dünyasındaki konumu, değişen bölgesel dinamikler ve kültürel etkileşim çerçevesinde çok yönlü olarak ele alınacak.



  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı
  • Türkçenin Arap Dünyasında Geleceği İZÜ’de Masaya Yatırıldı