İZÜ Hemşirelik Bölümünün Hemşirelik Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlediği Hemşirelerimiz, Geleceğimiz Sempozyumunda mesleğin geleceği, liderlik rolleri ve sistemdeki dönüştürücü gücü ele alındı.
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Hemşirelik Haftası kapsamında sağlık sisteminin temel taşı olan hemşirelik mesleğinin geleceğini konuşmak amacıyla Hemşirelerimiz Geleceğimiz Sempozyumu düzenledi. Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erhan İçener ve Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş ile Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Nefise Bahçecik, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı sempozyumda hemşireliğin bilimsel bilgiyle harmanlanmış meslek olduğu vurgulandı.
BAHÇECİK: “HEMŞİRELİK İNSAN HAYATINA DOKUNMA SANATIDIR”
Sempozyumun açış konuşmasını gerçekleştiren Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Nefise Bahçecik, 12 Mayıs’ın modern hemşireliğin kurucusu Florence Nightingale’in doğum günü olması sebebiyle dünya genelinde bir farkındalık dönemi olarak kutlandığını hatırlattı. Hemşireliğin birey, aile ve toplum sağlığını korumadaki kritik rolüne değinen Bahçecik, “Bu tema, hemşireliğin sadece bir bakım mesleği değil, sağlık sistemlerinin temel taşı olduğunu açıkça ortaya koyuyor,” dedi. Güçlendirilmiş hemşire profilini bilimsel bilgiyle donanmış ve karar verme becerisi yüksek profesyoneller olarak tanımlayan Bahçecik, temel hedeflerinin etik ilkelere bağlı, mesleki aidiyet duygusu güçlü nesiller yetiştirmek olduğunu ifade etti.
ERDOĞMUŞ: “TEKNOLOJİ DÖNÜŞTÜREBİLİR AMA ÖZÜNDEKİ EMPATİ KORUNMALI”
İZÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş ise konuşmasında hemşireliği tüm insanlığa adanmış yüce bir meslek olarak nitelendirerek, bu tür buluşmaların bir kutlamadan ziyade vefa ifadesi olduğunu belirtti. Mesleğin liderlik, güçlendirme ve dönüşüm kavramlarıyla iç içe olduğunu vurgulayan Erdoğmuş, “Hemşirelik, algoritmaların insafına terk edilemeyecek kadar değerli olan insan temâsı ve empati üzerine kuruludur,” şeklinde konuştu. Teknolojinin mesleği dönüştürebileceğini ancak insani özün korunması gerektiğini hatırlatan Erdoğmuş, hemşirelerin inisiyatif kullanabildikleri ve kurumun desteğini hissettikleri bir yapıda kendilerini çok daha güçlü hissedeceklerini dile getirdi.
HEMŞİRELİĞİN GELECEĞİ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Sempozyumun bilimsel oturumları, alanında otorite kabul edilen isimlerin katkılarıyla gerçekleşti. Birinci oturumda söz alan Hacettepe Üniversitesi Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sergül Duygulu; küresel sağlık mimarisinin yeniden şekillenmesi için hemşireliğin sadece bir bakım branşı olarak değil, sistemin en temel ve aktif kurucu unsuru olarak konumlandırılması gerektiğini vurguladı. Programa Amerika Birleşik Devletleri’nden çevrim içi olarak katılan Columbia Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Meghan Turchioe, “Hemşire Liderliğinde Klinik Karar Destek Sistemleri” başlıklı konuşmasında hemşirelikte güçlenmenin klinik yansımalarını değerlendirdi. Yine çevrimiçi bir sunum gerçekleştiren Tiiko CEO’su ve hemşirelik literatüründe devrim yaratan hemşirelik tanılarının standardizasyonu (NANDA) hareketinin kurucu isimlerinden Prof. Dr. Mary Ann Lavin ise “Tarih Boyunca Hemşirelik: Profesyonel Bir Disiplinin Güçlenişi” konusuna odaklanarak mesleğin tarihsel evrimini dinleyicilerle paylaştı. Sempozyumun son konuşmacısı olan Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Semanur Kumral Özçelik ise “Güçlendirici Liderlik” kavramını akademik bir perspektifle ele aldı.