"Bankalardaki Konut Kredisi Stoğu Yaklaşık 185 Milyar Lira"


İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Türkiye’de ilk defa düzenlenen Faizsiz Gayrimenkul Finansmanı Sempozyumu'na ev sahipliği yaptı. Akademisyenleri, bürokratları ve sektör temsilcilerini bir araya getiren sempozyumda, gayrimenkulün faizsiz oto finansmanı için alternatifleri sunmak ve sektör paydaşlarına bu anlamda çözümler geliştirmek böylece, gayrimenkul üreticilerini, ürünlerinin satışı için üçüncü tarafların kredi sunması bağımlılığından kurtarmak hedefleniyor. Ayrıca sempozyumun küresel çapta bir ilk olacak olan 1'inci Uluslararası Faizsiz Gayrimenkul Finansmanı ve Yatırım Kongresi çalışmaları için bir zemin oluşturması bekleniyor.

SEKTÖRDEKİ EN ÖNEMLİ EKSİK İNSAN SERMAYESİ

Türkiye'de İslam ekonomisi ve faizsiz finansın gelişmesi için gayret içerisinde olduklarını söyleyerek sempozyumun açılış konuşmasını yapan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, "İslam ekonomisi ve finansla ilgili Arapça,İngiliz, Türkçe olmak üzere 3 farklı dilde doktora programımız var. Lisans düzeyinde de bu konulara ilişkin programlarımız mevcut. Sektördeki en önemli eksik insan sermayesi yani yetişmiş insan, hem lisans hem de lisansüstü düzeyde yetiştirmek için ayrıca sertifika programı yapıyoruz. Ülkemize, bölgeye bu sektörde hizmet edecek beyin gücünü yetiştirmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

EMLAK KATILIM BANKASI SEKTÖR İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM

Ağızdan giren lokmanın ve cebe giren paranın helal olmasının kendilerinin önceliği olduğunu belirten Prof. Dr. Bulut, "Bugün yeni kurulan emlak katılım bankamızda birlikte bu sempozyumu düzenliyoruz. Bu yapı cumhuriyetin ilk yılların faizsiz finans sistemiyle kurulmuş bir yapı. Türkiye'de en dinamik sektörlerden birisi inşaat sektörü ve herkesin en temel ihtiyacı bir evdir. Faize bulaşmadan, helal kazançla ev sahibi olmak vatandaşların idealidir. Emlak Katılım Bankamız bu anlamda gayrimenkul sektöründe faizsiz finansın gelişmesine çok önemli katkıları olacak" ifadelerini kullandı.

SEMPOZYUMUN AMACI

Sektörde birçok model olduğunu söyleyen Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı İZÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Dinç ise, "Zekiyiz ve çalışkanız bu modelleri faizsiz finans sektörüne aktarmalıyız. Oradan da reel sektöre aktarılacak. Reel sektör kendi finansman modellerini nasıl geliştirmeli? Üçüncü taraf krediden nasıl kurtarılmalı tartışmasından hareket ederek sempozyumu düzenledik" dedi.

EMLAK KATILIM BANKASI KURULDU

Sektörde uzman kişileri bünyelerine kattıklarını ve faaliyet izinlerini aldıklarını söyleyen Emlak Katılım Bankası Genel Müdürü Deniz Aksu de, "Türk bankacılık sisteminin aktif büyüklüğü 3.8 trilyon. Bunun 209 milyar kadarı katılım bankaları. Yani yüzde 5 buçuk gibi bir payı var. 2015 ve 2016 yılında Ziraat ve Vakıf Katılım Bankalarıyla beraber dünyada bir ilk oldu yüzde 100 kamu sermayeli katılım bankaları oluşturuldu" diye konuştu.

FAİZLER YÜKSELDİ, KONUT FİYATLARI YENİDEN OLUŞUYOR

Gayrimenkulün yıllık 2.7 trilyonluk alışverişi olan bir pazar olduğunu aktaran Aksu, "2007 yılında çıkan 5582 sayılı konut finansmanı kanunu gereği bankalardaki konut kredisi stoğu yaklaşık 185 milyar. Demek ki bunun dışında pazar kendine bir finansman modeli bulmuş ve bu şekilde finanse ediliyor. Bizim bunu sisteme çekip alıcının, satıcının ve finansörün buluşmasını sağlayacak metotlar bulmamız lazım.  2008 yılında yaşanan krizle birlikte faizsiz bir sistem geçtik. Yani kiracı kira vermeden konutta veya ticari işletmede oturmayı ev sahibine kabul ettirmiş oldu. Bu dönemde şu anda sona doğru geliniyor. Faizler yükseldi, konut ve hammadde fiyatları yeniden oluşuyor" ifadelerini kullandı.

GAYRİMENKUL FİNANSMANI SİSTEMİNİN ÜÇ ANA PRENSİBİ

Hızlı faiz artışıyla beraber toplumun içinde bulunduğu ümitsizliğin anlamsız olduğunu Türkiye'nin gücüne güvenilmesi gerektiğini vurgulayan Aksu şöyle devam etti:

"Türkiye'de deprem gerçeği var buna göre hareket etmeliyiz ve finansman modeli geliştirmeliyiz. Bunun sermaye piyasası ürünleriyle yapmalıyız. Projenin geliştirilmesi ve nihayete ermesi 5 yılı buluyor. Ödeme periyodunu da 10 yıl düşünürsek, 15 yıllık bir sürece tekabül ediyor. Bu 15 yıllık süreçte her türlü piyasa riskiyle karşılaşılabilir. Döviz fiyatları,faizler artabilir. Mevcut faizsiz finansman metodunda katılım bankalarının sıkı şekilde riayet ettikleri üç tane ana prensip var.  Bunlar, anlaşmadan önce herkesin aynı koşulda olması, anlaşmadan sonra anlaşmanın kurallarının değişmemesi ve spekülatif herhangi bir işleme girilmemesi. Gayrimenkul finansmanı çerçevesinde üç tane prensibi oturtabilirsek sürdürülebilir, toplumun barış içerisinde yaşadığı bir mekanizma oluşturabiliriz. Toplumsal dayanışmayı içeren yapı tasarruf sistemleri var bunların modern halini hayata geçirebiliriz. Ürünlerin iş planı yapılıyor,stratejilerimizi geliştirdik. Paydaşlarla görüşüyoruz, yasal düzenleme gereklilikleri ortaya çıkarılıyor. "



ISO_5408 ISO_5427 ISO_5499 ISO_5451 ISO_5517