"Hocalı Katliamı" Konulu Konferans Gerçekleştirildi


Üniversitemiz tarafından düzenlenen “Hocalı Katliamı” konulu program, Prof. Dr. Anar İsgenderov ve Dr. Fuad Guliyev’ın katılımlarıyla 27 Şubat Pazartesi günü Seminer 2 Salonunda gerçekleştirilmiştir.

Sunucu öğrencimizin açılış konuşması ile başlayan program, ‘Hocalı Katliamı’ ile alakalı bir belgesel ile devam etti.

“Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur”

Karabağ Savaşı’nın en kanlı safhası olan ‘Hocalı Katliamı’nın anma gününün organize edilmesinde her türlü desteği vermiş olmalarından dolayı başta üniversitemiz Rektörü Sayın Prof. Dr. Mehmet Bulut Hocamıza ve emeği geçen tüm idari ve eğitim personeline şükranlarını belirten Dr. Fuad Guliyev, “Dünyanın dört bir tarafında anma günü programlarının yapıldığı bu günlerde İZÜ, Bakü İslam Üniversitemiz ve Gençliğe Yardım Vakfı’nın ortak düzenlediği bu program, tarihimizde yaşanan olayları hatırlama, yakın geçmişe seyahat ederek yaşanmış acı olayların perde arkasına inme, kaynağı ne olursa olsun, kimden olursa olsun bir toplumu kasten yok etme amacı taşıyan ideolojinin beşeriyet için ne kadar tehlikeli bir tutum olduğunu bir daha gösterme amacı taşımaktadır” dedi.

Guliyev, “Zira ‘Hocalı Katliamı’ dâhil son 30 yıl içerisinde yaşanan tüm olaylar bize Türk’ün Türk’ten başka dostunun olmadığı gerçeğini bir daha göstermiş oldu. Aslında tarihin tekerrürü belki de milletlerin yaşanan olaylardan ders alamamış olması, belki de unutmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu vesileyle biz bu acıyı unutmayacağız ve unutturmayacağız” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

“Keşke O Petrol Olmasaydı, Onun Yüzünden Esaretimiz de Olmazdı”

Esaretten her cümlesinde bahseden ünlü tarihçi Prof. Dr. Anar İsgenderov, “Bizi esaret altında tutanlar bizi ne için seviyorlardı? Topraklarımızdaki petrol için. Keşke o petrol olmasaydı onun yüzünden esaretimiz de olmazdı. Bu yüzden dilimizi konuşamıyorduk. Allah’ın adını dahi söyleyemiyorduk. Çar Rusya’sı ve Sovyet döneminde esaret altındaydık. Ancak siz nasipliydiniz, sizin çocuklarınız da nasipliydi. Siz beş vakit namaz kılabiliyordunuz, bize namaz kılmak da yasaktı. Bizi Rusya Devleti’nin dostumuz olduğuna inandırdılar. Diğer kardeş ülkeleri düşman bellettiler” diyerek çektikleri sıkıntıları bir tarihçinin bakış açısı ile anlattı.

Çanakkale Savaşı’nın Azerbaycan için çok önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten İsgenderov, “Ancak önemli bir tarihi hadise daha var ki, 18 Mart 1915 Çanakkale Savaşı’nda 250 bin insanın şehit olduğu muharebelerde 3.000 Azeri genci de şehit oldu. Bu gençler niçin geldi? Gönüllü geldi, Müslüman Müslüman’ın yardımına, Türk Türk’ün yardımına koşar dediler, geldiler ve şehit oldular. Şehit olan bu insanların tarihi bu gün bizim için şerefli bir tarihtir. 70 yıllık Sovyet döneminde bir cümle bu şehitlerden bahsedilmedi, ancak annelerimiz gizli Kur’an okurken bunları da anardı” diyerek minnetlerini belirtti.

Programın devamında Çanakkale savaşında verilen kayıplardan ve dünya stratejisi ile kurulan dengelerden bahseden İsgenderov, Osmanlı Devleti’nin her durumda yanlarında olduğunu ve dualarında daima yer aldığını şu sözler ile ifade etti: “Osmanlı devleti kendisi ağır yaralı ve zor durumda olmasına rağmen bize el uzattı. Kendisi harpte olduğu halde bir ordu teşkil etti: Kafkas İslam Ordusu. 100 yıldır her bir Azerbaycanlı geceleri onlar için dua ediyor. İlahi ne yahşi ki sen onları gönderdin! Bu askerler niçin geldiler? Bu askerler bir yıl içinde bütün Azerbaycan topraklarını Ermenilerden temizlediler. Sadece Bakü Savaşı’nda bin Osmanlı askeri şehit oldu. Şehit olan bin Osmanlı neferi bugün de Bakü’nün en güzel yeri olan Şehitler Gayabanlığı’nda metfundurlar. Bizim her birimiz onların huzurundan geçerken Fatihalarımızı okuyup, onlara; ‘siz buraya gelmeseydiniz bizim cumhuriyetimiz bugünlere gelmeyecekti’ deriz.”

Her sözünde Türklere ve Türkiye’ye minnetlerini sunan tarihçi “1920 Nisan ayında Bolşevik Sovyetlerin Bakü’yüs işgali, Azerbaycan’ı her şeyinden etti. Dilinden etti, dininden etti. Bütün camiler söküldü ve mahvedildi. Sadece 17 camiye müsaade edildi. Halkımız Osmanlı askerine olan inancını yitirmedi. 1991 de Azerbaycan yeniden bağımsızlığını ilan etti. İlk tanıyan devlet Türkiye oldu” diyerek atalarımıza bir kez daha teşekkür etti.

Program Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Arif Ersoy’un hocalarımıza hediye takdimi ile son buldu. Programın ardından ‘Hocalı Katliamı’ konulu fotoğraf sergisi ziyaret edildi.