Öğrenerek Yönetiyoruz Projesi Seminerleri


İZÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut ve öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Turgay Şirin, 6 Ocak Salı günü Üsküdar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İGEDER Eğitim Yöneticileri Platformu tarafından ilki düzenlenen Motivasyon / Oryantasyon Programı kapsamında "Öğrenerek Yönetiyoruz Projesi' seminerlerine katıldı. Program, 09:00 - 16:30 saatlerinde Üsküdar Belediyesi Kirazlıtepe Boğaziçi Yaşam Merkezi’nde düzenlendi. 

“Eğitimde Yeni Yaklaşımlar” konulu sunumunda Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Bulut, üniversite kavramının ilk defa İslam Dünyasında ortaya çıktığını söyledi ve şöyle devam etti; “ Üniversite kavramı VIII. yy da İslam dünyasında üç temel fakülte ile ortaya çıktı. Fıkıh - Hukuk Fakültesi, Hadis - İlahiyat Fakültesi ve Tıbbiye yani Tıp Fakültesi ile ortaya çıktı. İslam dünyasından sonra batıdaki ilk üniversite Bologna XII. yy’da kuruldu. XIII. yy’da Oxford Cambridge kuruldu. Yani İslam dünyasında üniversite şu üç fakülte ile batıdan 400 yıl önce kuruldu. Batıda kurulan bu ilk üniversitelerin hepsi medrese sistemine göre kuruldu. Ben Cambridge’de bulundum. Harvard’da bulundum. Preston ’da bulundum. Bu üçü de medrese sistemidir. Cambridge 1276 yılında Oxford’dan ayrılan hocaların kurduğu üniversitedir. Oradaki sistem tamamen bizim klasik medrese sistemi yani birebir öğrenci hoca ilişkisi  vardır. Geçtiğimiz yıl Oxford’da katıldığım bir programda oradan bir dekan arkadaşım şunu söyledi; Oxford’da 20. yüzyılın belli dönemine kadar yatılı olmayan akademisyenleri kabul etmiyorlardı. Bugün için Oxford, Cambridge, Amerika’da Harvard, Preston, Yale bunlar hepsi kolej sisteminde ama Amerika’da bu sisteme 2. Dünya savaşı yıllarından sonra geçiyorlar”. 

Osmanlıca öğrenmenin ve tarihimizi bilmenin önemine vurgu yapan ve “en az 3 dil” projemizi anlatan Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Bulut; “Her bir okulumuzda klasik 100 listemiz olmalı ve mümkünse bu çocuklar mezun olmadan bu listeleri bitirtmek lazım. Listeler farklı olabilir ama üç aşağı beş yukarı bu kitapların 50 si 60 ı aynı kitaptır. Yani bizim çocuklarımıza Tanpınar’dan tutun da Kemal Tahir’e kadar, Necip Fazıl’dan Nazım Hikmet’e kadar tüm klasikleri okutmamız lazım, öğretmemiz lazım. Çocuklar hangi branşta olursa olsun asgari düzeyde bir münevver olmanın farkına varması lazım. Ondan sonra çocukların yeteneklerine göre önlerini açabiliriz. Herkesi ya hukuk ya da tıpçı olacak diye zorlamamak lazım. Herkesin yeteneğine göre önünü açacak bir kulvar açmamız lazım. Ancak bütün bunları yaparken tarihiyle barışık geleneğimize ve geleceğimize sahip gençler olarak yetiştirmek lazım” dedi.